TÜM YAZILAR

 

 


 

KASIM 2021

 

RENKLİ MOZAİK KÜLTÜRÜ…

                             

Şerafettin Şıvkın

 

Sevgili okuyucularım…

 

Gündemde Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ülkeye yapmaya geldiği yatırım ve bunun üzerinden Sayın Erdoğan’a ağır eleştiriler var.

 

AKP ve İktidarın ekonomik durumunu eleştirebiliriz ama müsaade edin de yatırım yapmaya gelen yabancı ülkeler için eleştirmek vicdansızlıktır.

 

Yapmayın bunu…

 

Daha önce aleyhimize demeçler verilmiş olabilir, başka ülke tarafı tutulmuş olabilir, bize söz de edilmiş olabilir ama ülkemize kadar gelerek yatırım yapacağını ifade etmek, diplomatik yoldan pişmanlığın net göstergesidir.

 

Buna karşı çıkılabilir mi? Niye yatırım yapmaya geldin denebilir mi? Bu ülke adına üzüntü verici olur ki, kabulü mümkün olmayan bir durumdur.

 

Eğri oturup doğru konuşalım… Hangi parti iktidarda olursa olsun, ekonomik şartların zor veya kolaylığına bakılmadan ülke menfaatine olan böyle bir yatırımın reddi asla mümkün olmaz.

 

Dediğim gibi iktidarı eleştirebiliriz… Demokratik ülkelerde bu yasal bir haktır ama eleştiride biraz insaf ölçülerine göre hareket etmek lazım.

 

Ülkemiz dünyada hiçbir ülkenin sahip olmadığı renkli bir mozaik insan kültürü ve coğrafyaya iklimine sahiptir.

 

Laz, Çerkez, Alevi, Kürt, Suni, Ermeni, Yahudi, Ezidi, Zaza, v.s. renkli mozaik topluluğunun oluşumuyla Türk Milleti meydana gelip, Atatürk Kurtuluş savaşını bu zengin mozaik ile kazanmıştır.

 

Bundan daha değerli ve zengin varlık topluluğu dünyanın hangi ülkesinde var?

 

Yıllarca bu topluluğu bölüp ülkeyi parçalamaya uğraşmadılar mı? ama birlik ve beraberliğimiz sayesinde başaramadılar.

 

Hala uğraşmıyorlar mı?

Uğraşıyorlar.

Ama beceremiyorlar ve bu onları kahrediyor.

 

Bakın ve aldırmayın…

 

Birlik ve beraberlik içinde olduğumuz müddet zarfında zengin ülkemizi bölme ve parçalama mücadelesi çeşitli yollarla yine devam edecek olup, ancak ekonomik yönden kendimize çekidüzen verdiğimiz müddet zarfında güçleri yetmeyecektir.

 

Görülüyor ki bu şartlarda en büyük güç ekonomik güçtür.

Dikkat edelim.

Yok BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) yatırım yapmaya geldi, niye geldi diyeceğimize, başka ülkelerin de yatırım yapması için iktidarla fikir teatisinde bulunalım.

 

İktidarlar gelip geçici, renkli mozaik insan kültürü kalıcıdır.

 

 


EKİM 2021

“İNSAN YAŞADIĞI SÜRECE HAYAT SÜPRİZLERLE DOLUDUR. HAZIR OLUNMALIDIR.”

 

Dünyada insan başına gelebilecek her şeye karşı hazırlıklı olabilirse, hayatta istediklerimize her zaman kavuşmamanın verdiği üzüntüler, sebep olduğu talihsizlikler (bahtsızlıklar) çok azalmış olur. Çünkü talihsizliklerin çoğu hayal kırıklığından doğmaktadır. Herhangi bir şeyi hayal ediyoruz. Olacağını umuyoruz, hatta bazen daha da ileri giderek bu umudu yarın gerçekleşecekmiş gibi düşünerek kendimizi ona göre hazırlıyoruz. Olmayınca, bizim aklımıza gelmeyen çeşitli sebeplerden dolayı umudumuz gerçekleşmeyince; düştüğümüz çukur, çektiğimiz acı,  kaldığımız yalnızlık daha da derin oluyor. Bu çukurlar hayatın acılarını, yeni umutsuzlukların temel taşını teşkil ediyor. Hayatı sevmemize, geleceğe umutla bakmamıza engel oluyor. Hâlbuki olacaklardan çok, olmayacaklara karşı hazırlıklı bulunabilsek uğramamız muhtemel olan hayal kırıklıklarından kendimizi bir dereceye kadar da olsa koruyabiliriz. Bu da dünyada olup biten olayların daima kendi isteğimizin doğrultusunda olmayacağını peşin, peşin kabul etmeye kendimizi alıştırmamızla mümkün olur.

Mesela;

Gün gelir işimiz bozulabilir. Maddi sıkıntılar içinde olabiliriz. Çocuğumuz okula gidiyordur, başarılı olmayabilir. Evleneceksiniz, hayırlı bir yola adım atmak istiyorsunuz. Karşınızdaki kişiye güvenmek ihtiyacı duyabilirsiniz. Karşınızdaki kimliğini saklamıştır. İkiyüzlü davranışlarda bulunarak sizi elde edinceye kadar kılıktan kılığa girer, sizin hoşunuza gidecek sözler söylenir, size göre davranışlar ayarlanır. Hayırlı yola yalanlarla başlanır, hayırsız adımlar atılır. Gün gelir seviyorum zannedilen o ikiyüzlü insanla hayat birleştirilir. Kişiler nihayet birbirlerini elde etmişlerdir. Nikâh akdi yapılmıştır. Bundan sonra gerçek yüzler ortaya konulabilir. Erkek; evdeki garanti, nasıl olsa benim dışarıda yaptıklarımı göremez istediğimi yaparım düşüncesine sahiptir ve ihanetlerle yoluna devam eder. Kadın; nasıl olsa bana bakmak zorunda istediğimi yaparım düşüncesindedir. Ve erkeğin tabir-i caizse burnundan getirir.

Aileler çocuklarını evlendireceklerdir. Evleninceye kadar karşılıklı kendi hatalarını göstermezler. Birbirlerine şirin davranırlar erkek tarafı kızı alıncaya kadar yağcılık yapar, kız tarafı kızı verinceye kadar yağcılık yapar. Erkek tarafı için kız alınıncaya kadar kendi kızları konumundadır. Kız tarafı içinde erkek onların oğlu gibidir. Aslında hepsi yalandır, riyadır.

Çocuklar evlenince biri elkızıdır, diğeri eloğludur. Erkek tarafında özellikle kadın yani ana “Aman ha oğlum elkızına yüz verme sonra tepene çıkar, indiremezsin” der. Kız tarafında da durum bundan farksızdır. “Aman ha kızım eloğluna yüz verme istediğini yaptır, başta nasıl yaparsan sonu da öyle gelir derler.” Evlendirme aşamasında ederler vezir, evlendirdikten sonra ederler rezil.

Ana- babalar düşünse kendilerinin de bir eloğlu, bir elkızı olduklarını görürler. Çocuklarının mutlulukları için çaba sarf ederler. Bir de kaynana vardır ki evlere şenliktir. Zamanında bana yaptılar ben de gelene yapacağım der geçerler. Kaynana tek taraflı değildir iki tarafta da aynıdır.

Hiç ummadığınız bir şekilde iftiraya uğramışsınızdır. İnsanlar moralinizi bozabilirler.

Arkadaş edinirsin, dost zannedersin güvenmek ihtiyacı duyar sırrını anlatırsın. Sır diye anlattığın insanların ağzında sakız olmuş çiğnenmektedir. Arkadaşım diye yardım eder, canından, malından, zamanından verirsin sana ihanet eder arkandan hançerler. Farkına varamazsın arkadaş zannedersin çünkü ihanet beklemezsin.

Bunların hepsi önemli bir problem olarak karşınıza çıkar tabii… Fakat bunların hiçbirisi önemli değildir, olabilir. Düşmanlarınıza sırtınızı dönmezsiniz fakat dost bildiğinize de sırtınızı dönmeyin. Dostlarınıza değil, dost zannettiklerinize dikkat edin. “Dost bildiğinize dikkat edin, düşmana gerek kalmaz.”

Bu olaydan da anlaşılacağı gibi arkadaş ve dost seçerken ne kadar dikkatli olmamız gerektiği ortadadır. Dostunuzu iyi seçer tedbir alırsanız kendinize yapılacak ihanetleri önlemiş olursunuz.

İnsanlara gerçek yüzünüzü gösterin darılırsa darılsınlar, olmazsa olmasın. Hiç olmazsa hayatınız zindan olmaktan kurtulur.

Problemlerin altında yatan en önemli sorun şudur: “Başkaları ne diyecek endişesi ve korkularıdır. ”Kim ne derse desin hak bildiğin doğru yolda yürü, kendimizi hep elalem ne der sözüne uydurmuşuz. Her işimizi her davranışımızı kısaca her şeyimizi başkalarının sözüne göre ayarlamışız. Bu endişe önümüzde açılması mümkün olmayan bir kâf dağı ve engeller yumağı gibidir. Kafdağı kadar engelleri yaratanın hak yoluna girmekle ve doğru bildiklerimizi yaparak aşabiliriz.

 


 

AĞUSTOS 2021

 

MÜJDELİ HABER.

  

                                       Şerafettin Şıvkın

 

Tüm dünyada olduğu gibi Pandemi ve ardından ani orman yangılarının ülkeye verdiği zarar büyük oldu, ama mücadeleyle üstesinden gelindi.

 

Başta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın gayretiyle zararın diğer ülkelere verdiği zarardan az olduğu, ancak hiç olmasaydı daha iyi olurdu..

 

Orman bakanı Bekir Pakdermirli yaptığı açıklamayla, bundan böyle gerekli önlemlerin alındığını, zarara uğrayan köylü vatandaşların zararının ödeneceğini belirtti.

 

Tüm bunlardan sonra mutlu edici haber Uluslararası Kredi derecelendirme kurulu Moody’s den geldi ve Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 6 büyümeyi hedef aldığını belirtti.

 

Mody’s ifade edince kimsenin bu doğru değil deme gibi bir lüksü olduğunu düşünülemez.

 

Ayrıca seçimden önce 3600 ek gösterge sözü vardı ve bugüne kadar beklemişti. Aldığımız habere göre Polis, öğretmen, hemşire, milyonlarca unvan sahibi memur ve emekli için çalışmalar başladı ve kısa sürede sonuçlanması hızıyla devam ediyor.

 

Ülkenin şu an sıkıntıda olduğu bilinen hem Suriye ve Afgan göçmenler konusunda iktidar AB ve ABD ile dışişleri düzeyinde görüşmeler yapmakta, çözüm düzeyinde son aşamaya gelinmiş bulunmaktadır.

 

AB ülkeleri ve ABD bilmektedir ki bu sıkıntı sadece ülkemizin üstelenmesiyle çözüme kavuşabilecek bir durum değil. Bu duruma hem ekonomik hem iktisadi yönden güç yetmeyeceğini, faturasının ağır olduğunu kendileri ifade etmektedirler.

 

Ayrıca, Türkiye tüm dünya ülkeleri arasında en az pandemi yardımı alan ülkeler arasında olup, sondan 10’uncu sırada yer almakta ve bunun diplomatik mücadelesi de son aşamadadır.

 

Okuyuculardan gelen şu şikayet de dikkat edilmesi gerekir. 30 Ağustos Zafer Bayramında Diyanetin ülke kurtarıcısı M. Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anmaması üzüntü verici bir durumdur. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın buna el koyup gereğini yapması ve şu sıkıntılı dönemde sorunların üstesinden gelinip ülkenin iyi yolda olduğu bununla gölgelenmemesi gerekir.

 

Uluslararası Kredi Değerlendirme Kurulu Mody’s gibi kurulun yüzde 6 büyümemizi teyit etmesi itiraza sebebiyet verilmeyecek bir ifadedir.

 

Demokratik ülkelerde eleştiri olabilir, olsun… Ama eleştiriyi aşan iç hesaplaşmaların çıkardığı istikrarsızlığa hep beraber son verip, müjdeli haberleri beraber alkışlayalım.

 


 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir