DİJİTAL PARA

Son yıllarda dijital para kavramı gündemimize iyice yerleşti. 2020 ve 2021
yılında ise alınır, satılır hatta kur farklarından dolayı da üzerinden para kazanılır
bir meta halini aldı. Peki nedir bu işin sırrı, dijital para da nereden çıktı kaynağı
nedir? Bu konuyu iyi bilmek ve dijital para ile günümüzde kullanılan paranın
arasındaki farkı incelememiz gerekir.

Para, Lidyalılar tarafından bulunduktan sonra devlet ve iktidar olmanın alameti
olmuştur. Devlet kuran ya da iktidarı ele geçiren kişiler kendi adlarına para
basmışlar, devletinin bağımsızlığını bu yolla göstermişlerdir. Böylece paranın
değeri devletlerin iktisadi gücünü göstermeye başlamıştır. Devletlerin iktisadi
gücü iyi gittiği süreçlerde parasının değeri, diğer devletlerin parası karşısında
değer kazanmış, devletin iktisadi durumu zayıfladıkça da para yapımında
kullanılan madenlere (altın paralara gümüş karıştırılarak) ucuz madenler
karıştırılarak değeri düşürülmüş ve insanlık enflasyon ile tanışmıştır. M.S .806
yılında ilk defa kağıt para Çinliler tarafından kullanılmıştır. Buna karşılık batıda
18. yüzyılda ilk kağıt para kullanılmıştır. Osmanlı’da ise ilk kağıt para 1840
yılında Sultan Abdülmecit tarafından basılmıştır. Madeni ve kağıt paralar
günümüze kadar alışveriş aracı olarak kullanılırken 1990’lı yıllarda internetin
ortaya çıkmasından sonra bilgisayar oyunlarında ilk defa dijital para (btc)
kullanılmaya başlanmış ve insanlığın hayatına girmiştir.

Şimdi de dijital para serüvenine biraz bakalım. Dijital para yani bilinen adı ile
Bitcoin, ilk olarak bilgisayar oyunları içinde oyuncunun aldığı puanların karşılığı
olarak kazanıldı. Bu süreç dijital paranın ilk denemeleriydi, başarılı da oldu.
Dijital para aslında bilgisayar programları ile belirlenmiş algoritmalarda üretilen
sayılar dizisidir. “124268493873998877239” tırnak içinde verdiğimiz bu
rakamlar Bitcoin’i yazan bilgisayar programcısının algoritma içinde ürettiği bir
sanal para(coin) numarasına denk gelir. Numaraları gizlemek ve gizlediğiniz
medya ortamının sağlamlığı, servetinizin korunmasını sağlar. Bu yazımızda
dijital paranın nasıl üretildiğine dair yazılım bilgisi anlatılmayacaktır çünkü konu
çok teknik olduğundan derin ve uzun bir iştir.

Bu sanal paraya değer verilmesi insanlar tarafından yapılır. 1 BTC (Bitcoin) bugün
1 TL denildiğinde kimse bu konuda bir şey yapamaz çünkü bir şikayet mercii
bulunmuyor. Devletlerde bununla ilgili bir kanuni düzenleme olmadığı gibi
uluslararası kurumlarda da yoktur.

Kandırılıncaya kadar güvene dayalı tek taraflı bir ilişki. Bugün servetinizi yatırırsınız
yarın değeri 2 katına çıkabilir veya yok olabilir. Bu durumda hiç kimseye bir şey soramazsınız.

Coinler dünyada sanıyorum 200 çeşitten fazla sayıda ama hiç birisi bir devletin
garantisi altında değil. Peki neden insanlar bu güvensiz paralara yöneliyor?
Bunun çok çeşitli sebepleri var, sıralayabildiklerimize bakalım;

1- İnsanlar kolay para kazanmayı seviyor.
2- Para kazanan insanlar vergi vermek istemiyor.
3- İnsanlar kazandıkları paranın hesabını vermek istemiyor.
4- Sanal dünya kara para kazananlar için kimsenin hesap soramadığı bir alan
yani paranı dijital olarak saklıyorsun senden başka bilen yok.
5- Yasa dışı kuruluşlara en kolay para aktarma yolu.
6- Devletin değil dünya bireylerinin parası, üzerinde devlet baskısı yok,
nereden buldun derdi yok.
7- Coin sahibi olan kimseler, artık kendisini özgür görüyor.
8- Kişiler coin sahibiyse devletlerin ekonomideki aldıkları kararlar,
devalüasyon ya da serbest piyasa kuralları gereği paranın değer
kaybetmesi gibi olaylardan etkilenmez…

Dünya devletleri arasında zımni olarak varılmış bir antlaşma vardır. Buna göre,
dolar rezerv paradır ve ülkeler dışarıdan bir mal alacaksa ya da ülke dışına bir
mal satacaksa bu alışverişi dolar ile yapmak zorundadırlar. (Gizli zorunluluk)
Dünya, bu dolar hegemonyasından kurtulmaya çalışıyor.

Sonuç olarak dünyada vergi verenler artık eski düzenden sıkılmış ve yeni
arayışlara bakıyor. Çağın getirdiği olanakları değerlendiriyor. Ancak kuralsız yeni
yapılar, insanları bugünkü ulusal devletin verdiği konforun dışına çıkarıp acaba
global şirketlerin insafına mı bırakacak göreceğiz.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir