DRONE SALDIRILARI

18 Mayıs 2021 günü akşam saatlerinde TV’leri açanlar “Diyarbakır’da akşam saatlerinde 8. Ana Jet Üs Komutanlığı’na terör örgütü PKK iki adet drone ile saldırı girişiminde bulundu. Dronelar, etkisiz hale getirilerek düşürüldü.” Yolundaki haberlerle irkildiler. Haberlerde “Drone’ların üs arazisi içinde düştükleri yerde patlama meydana geldiği ve ortaya çıkan sesin, tüm şehirde hissedildiği, hemen akabinde de bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildiği”nin belirtildiği, esasen, .gelişmeler sonrasında İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun bir açıklama yaparak, “Diyarbakır’da bir askeri tesise 2 maket uçakla saldırı teşebbüsünde bulunulmuş, maket uçaklar etkisiz hale getirilmiştir. Herhangi bir zaiyat yoktur” dediğini servis ediyorlardı. Aslında bir süredir Diyarbakır Havalimanı’nın da bulunduğu üstün, pist tamirat çalışmaları nedeniyle sivil uçuşlara kapalı olduğu ve konuyla ilgili olarak Diyarbakır Valiliği’nden de yazılı açıklama yapılarak, “Bu gece saat 00.30 sularında Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü Komutanlığına uçak maketi ile bir saldırı girişiminde bulunulmuştur. Söz konusu saldırı maketi düşürülmüş olup Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü Komutanlığımızda herhangi bir zayiat mevcut değildir. “ deniliyordu.

 

Esasen bölücü terör örgütünün ülkemize yönelik drone ve İHA’larla ilk saldırısı da bu değildir. 11.11.2018 tarihinde TV’lerin haber kanallarında yine “Şırnak’ta drone’lu saldırı girişimi son anda önlendi.” Başlıklı ve “PKK/KCK terör örgütü mensuplarının Şırnak’a gerçekleştirdiği model uçaklı terör saldırısıyla ilgili görüntüler ortaya çıktı. Terör örgütü 10 model uçağı, bomba düzenekleri ile hedeflere kilitlediği belirlendi” başlıklı haberlerde, “PKK/KCK terör örgütü mensupları Şırnak ili sınırlarına model uçaklarla terör saldırısı gerçekleştirdi. Şırnak’ta 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’nin tamamlanması ardından 09.00 sularında başlayan model uçaklı terör saldırısında sekiz adet model uçak Şırnak ili sınırları içinde düştü. Diğer iki model uçak ise Irak bölgesinde düştüğü belirlendi. Can ve mal kaybının yaşanmadığı terör saldırısı ile ilgili detaylar da ortaya çıktı.” Denilerek, yeni tip terör saldırılarına dikkat çekiliyordu.

 

Gerçekte sadece uzun yıllardır bölücü terörle mücadele eden ülkemizde değil, terör örgütlerinin cirit attığı Ortadoğu coğrafyasında amaçlarına ulaşabilmek bakımından teknolojinin sağladığı imkan ve avantajları gerektiğinde son kertesine kadar kullanacakları açıktır. PKK/PYD Terör örgütü de özellikle DAEŞ’in Suriye’de bertaraf edilmesinin akabinde ABD tarafından resmi partner ilan edilmesi ile birlikte başta ABD olmak üzere Batı dünyasının silah ve teçhizatına sahip olmuş, bu devletlerden aldığı silah ve mühimmatı doğrudan Türkiye’ye kullanmaya çekinmemiştir. Aynı zamanda Türkiye’nin tarihsel müttefiki ve stratejik ortağı gibi kabul edilen ABD ve Batı dünyası da ülkemizin PKK/PYD terör örgütü ve genel olarak PKK/PYD terörizmi ile ilgili tenkit ve serzenişlerini kulaklarını tıkayarak, PKK/PYD terör örgütüne doğrudan destek vererek, ne yazıktır ki, çok sayıda masum insanımızın terörün kurbanı olmasına seyirci kalmışlardır. Bunun son örneklerinden birisi de ABD ve Batılı ülkelerin sahip oldukları drone ve İHA gibi yeni teknolojileri PKK/PYD terör örgütü ile paylaşmaları ve bölücü terör örgütü PKK’nın ülkemize yönelik gerek silahlı kuvvetlerimize ait ve gerekse ekonomik ve stratejik hedeflerimize yönelik drone, maket uçaklarıyla ve insansız İHA’larla saldırılar tertip etmesidir.

 

1984 yılında Şemdinli ve Eruh baskınları ile ülke gündemine oturan bölücü terör örgütü ile mücadele eden güvenlik güçlerimiz, terör örgütünün bu yeni saldırılarını da sahip olduğu teknolojilerle bertaraf etmesini bilmiştir.

 

Aslında son yıllarda gerek ülkemizde ve gerekse Ortadoğu coğrafyasında örnekleri giderek artan kötü niyetli drone ve İHA’larla yapılan saldırılar, terör örgütlerinin geliştirdiği bu tür yeni saldırı araçlarına karşı ülkeleri etkili bir şekilde tedbir almaya sevketmiştir. Savunma sanayiinde görev üstlenen yazılımcılar bu alanda yeni yazılımlar geliştiriyor, kötü niyetli drone ve İHA’lara karşı daha korunması gereken stratejik hedefe varmadan etkisiz hale getirilmelerini sağlayacak tabir yerindeyse “dronesavar”ların oluşturulması için yoğun bir mesai sarfetmektedirler.

 

Öyle ki, günümüzün simetrik ve asimetrik savaş yöntemlerinde terör örgütleri tarafından kullanımının yaygınlaşması nedeni ile mini, mikro ve küçük İHA’lar küresel olarak gittikçe büyüyen bir tehdit olmaya başlamıştır. Modern savaşların en önemli aktörleri olarak her geçen gün daha çok önem kazanan İHA’lar, işleyiş olarak uzaktan kumanda edilenler veya ön tanımlı bir uçuş planı ile otomatik uçuş gerçekleştirenler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Günümüzde çok farklı şekil, ebat ve yapıda üretilen İHA’ların bağımsız kumanda sistemleri çok gelişmiştir. Mürettebatsız olarak kontrol edilerek bataryası tükenene kadar belirli bir irtifada uçabilmektedir. Uzaktan kumanda edilmeleri ya da belirlenen bir rotada otomatik uçabilmeleri nedeniyle İHA’lar çok farklı amaçlar için kullanılabilmektedir. Askeri alanda daha çok keşif ve savunma için kullanılırken, sivil (hobi ve ticari) amaçlı ise en çok görüntü toplama amacıyla kullanılmaktadır. Fotoğraf ve video çekimi için kullanılan eğlence amaçlı basit İHA’lar giderek yaygın hale gelmiştir. Nitekim sivil amaçlı İHA’ların satışlarında erişilebilirliğin kolay olması ve düşen fiyatlar nedeniyle artış yaşanmaktadır. 2016 yılında dünya çapında en az 2,2 milyon drone satılmıştır. Drone pazarının 2021 yılı sonunda da 12 milyar dolarlık bir hacme ulaşması beklenmektedir. İHA kullanılarak çekilen fotoğraf ve video kayıtları özel anları kaydetmenin yanı sıra medya, haberleşme, hasar tespit, haritacılık, arama-kurtarma faaliyetleri, istihbarat ve güvenlik amaçlı kullanım, çevresel gözlemler, kirlilik tespiti, hava durumu izleme, yangın izleme, kıyı ve sahil şeridinin gözlenmesi, altyapıların (boru hatları, havaalanları, yollar, nehirler, barajlar vb.) gözlenmesi, tarımsal uygulamalar, havadan suç mahali keşfi, kentsel dönüşüm çalışmaları, doğal afetlerin izlenmesi, arkeolojik çalışmalar, üç boyutlu şehir modellerinin oluşturulması gibi alanlarda da etkili rol oynamaktadır. Ayrıca İHA’lar konser, toplantı, gösteri yürüyüşü ve miting gibi toplumsal olaylarda kişi sayısının belirlenmesi gibi amaçlarla da kullanılmaya ve popüler olmaya başlamıştır. Bazı aktivist gruplar da mesajlarına dikkat çekmek için İHA’ları kullanmaktadır. Bu gerçekten hareketle ülkemizde terörün her türüyle mücadele eden ve bu alanda büyük bir tecrübe kazanmış olan güvenlik güçlerimiz başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar ile bu mücadelede görev ve sorumluluk üstlenen yetkililerde farkındalık oluşturma amacıyla yayınlanan İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik ve Stratejileri Başkanlığının “Bir Güvenlik Sorunu Olarak İHA’lar ve Kötü Amaçlı Kullanıma Karşı Tedbirler” başlıklı ocak 2019 yılında kitaplaştırdığı çalışmada da açıkça yer verildiği gibi  “Gelişen teknoloji ile birlikte, küçük helikopter/ uçak türü insansız hava araçlarının (İHA’lar ya da daha yaygın tabiriyle “drone” ve “model uçak” veya Türk Dil Kurumunun adını verdiği “uçangöz”ler) kullanımının sıklaştığı, hava araçlarının kamera ve yük taşıyabilme kapasitelerinin arttırıldığı bilinmektedir. Kolayca temin edilen İHA’ların askeri ve sivil havaalanlarında uçuş güvenliğini tehlikeye düşürmesi, kamu kurum ve kuruluşları ile kritik altyapı tesisleri çevresinde amacı dışında kullanılması, ayrıca son dönemde terör örgütlerinin gerçekleştirdiği saldırılarda aktif rol oynaması İHA’larla ilgili dünya genelinde bir araştırma yapmayı gerekli kılmıştır.” Denilerek, “ DEAŞ gibi terör örgütleri drone’ları el bombalı ya da altyapıya yönelik saldırılarda kullandığı, bununla birlikte söz konusu terör örgütü, drone’ların nasıl silahlandırılacağını açıklayan ayrıntılı videolar eşliğinde çevrimiçi propaganda videoları yayınladıkları, DEAŞ’ın 2014’te Musul’u ele geçirmesinden birkaç ay sonra, örgütün gözlem drone’ları uçurduğuna dair haberlerin gündeme geldiği, Örgütün drone faaliyetlerinin zirvesinde olduğu 2017 yılında ise, West Point’teki Terörle Mücadele Merkezi’nden (Combating Terrorism Çenter at VVest Point) gelen bir rapora göre, örgütün bir ay boyunca Irak ve Suriye genelinde düzinelerce drone uçurduğu, lojistik hatlara ve mühimmat depolarına yönelik tekrarlanan drone saldırılarının rapor edildiği kaydedilmiştir” denildiği, yine söz konusu bu çalışmada “…Nitekim son 2 yıl içinde PKK terör örgütünün İHA/drone kullanma girişimlerine şahit olunmuş, patlayıcı ya da mühimmat yükleyerek terör aracına dönüştürmeye çalıştığı intihar İHA’ları yani “kamikaze drone”lar, model uçaklar ve suikast amaçlı silahlı diğer insansız hava araçları üzerinden bir terör stratejisi uygulamaya çalıştığı tespit edilmiştir. Bu tarz terör saldırılarından bazıları söz konusu patlayıcı yüklü İHA’ların düşürülmesiyle engellenmiştir. Ocak 2016’da Şırnak’ın Silopi ilçesinde paket içinde PKK’ya ait uzaktan kontrolle görüntü kaydeden drone; Ağustos 2017’de Derecik/Hakkari’de PKK’ya ait bir drone; Kasım 2017’de Ağrı’da PKK’ya ait bombalı bir drone; Şubat 2018’de Afrin harekâtı esasında PKK/YPG’ye ait bir drone düşürülmüştür. Son olarak 10 Kasım 2018’de Şırnak’ta düşen en az 2 bomba yüklü drone söz konusudur. Birden fazla bombalı drone’la eş zamanlı yapılan Şırnak saldırısı, PKK’nın sürü İHA saldırısının ilk denemesi olarak bilinmektedir. Bu durum terörle mücadelede karşımızda büyüyen tehdidi işaret etmektedir…” değerlendirmesinin yapılarak, kötü niyetli bu hava araçlarının kontrol altına alınmasının önemini vurgulanmıştır.

 

Kaldı ki, yaşanan acı tecrübelerin sonucunda son dönemde terör örgütlerinin keşif amaçlı havadan görüntü alması başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere Valiliklerce güvenlik gerekçesiyle izinsiz drone kullanımı yasaklanmıştır. Yine bu kapsamda yukarıda bahsedilen olması muhtemel güvenlik ve terör olaylarının önüne geçebilmek ve kamu güvenliğini tam ve eksiksiz sağlayabilmek amacıyla kullanıcı sayısında da ciddi bir artış yaşanan İHA sistemlerine ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından 22 Şubat 2016 tarihinde “İnsansız Hava Aracı Sistemleri Talimatı” yayımlanmıştır. İHA Sistemleri Talimatı’nın yayımlanmasının ardından, 23 Şubat 2016 itibarıyla İHA’ların kaydı için başvurular internet üzerinden alınmaya başlanmıştır. Ayrıca Talimatta, yapılacak olan uçuşun niteliğine göre İHA pilotlarının da eğitim alması şart koşulmuş, talimat çerçevesinde, azami kalkış ağırlığı 500 gramla 25 kilogram aralığında olan İHA’lar ve bunları kullanacak pilotların Genel Müdürlük tarafından elektronik ortamda oluşturulan “Kayıt Sistemi”ne kayıt yaptırmak zorunda oldukları belirtilmiştir. Halen, ülkemizde üretimi yapılan, yurtdışından bireysel olarak getirilen veya ithalatçı firmalardan satın alınan her bir İHA’nın 7 gün içerisinde “Kayıt Sistemi”ne kayıt edilmesi zorunluluğu vardır. Tüm bunlar, PKK/PYD terör örgütü gibi gelişmiş bazı ülkelerin teknik yardım ve destekleriyle bu teknoloji ve imkanları eline geçiren terör örgütlerinin kötü niyetli drone ve maket uçak ile İHA saldırılarının önüne geçilebilmesine her zaman yeterli olamayabilir. Bu bakımdan, terörle mücadele eden başta güvenlik güçleri olmak üzere bu mücadelede görev ve sorumluluk üstlenen kamu kurum ve kuruluşlarının bu tür saldırılara karşı uyanık olmalarını ve bu tür kötü niyetli drone ve maket uçakların ve İHA’ların bırakınız stratejik hedeflere saldırılarını, bunları daha havada belli bir mesafedeyken etkisiz hale getirecek, onların bertaraf edilmelerini sağlayacak karşı tedbirlerin mutlaka hayata geçirilmesini gerekli kılmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir