İNSAN KAÇAKÇILIĞI

Türkiye gündemi öylesine hızlı değişiyor ki, kamuoyunun bir gün önce toplumun geleceği için “hayati” gördüğü konular, bir gün sonra yerini “daha hayati” gündemlere bırakıyor, kamu oyu da bir gün önce tartıştığı gündemi bir yana bırakarak, yeni gündemin peşinden koşmaktadır. Nisan ayının ortalarında toplumu meşgul eden ve genel olarak “Bazı belediyeler aracılığıyla insan kaçakçılığı” olarak medyada geniş yankı uyandıran haberlerde, “Bazı belediyelerin öncülüğünde gri pasaport verilerek, Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda gibi bazı Avrupa ülkelerine giden görevlilerin Türkiye’ye geri dönmedikleri, gri pasaportun sağladığı avantaj ile gittikleri ülkelere sığındıkları” ileri sürülmüştü. Öyle ki organize olduğu anlaşılan bu insan kaçakçılığına aracılık etme iddialarında, “Daha temiz bir çevre yaratmak”, “Çevreye duyarlı bireyler yetiştirmek”, “Tarihi ve kültürel çevreyi korumak”, “Kentin çevre, eğitim ve kültürel çalışmalarını yerinde görmek ve incelemelerde bulunmak” gibi amaçları gerçekleştirmek üzere, bazı belediyelerin bu alanlarda faaliyet yürüten çeşitli derneklerle işbirliği içinde, Belediye Meclis kararları alınarak ve sağlanan hizmet pasaportları (Gri pasaport) ile çok sayıda kişinin yurtdışına çıkarıldığı, ancak belediyelerin öncülüğünde bu suretle yurtdışına giden kişilerin, gittikleri ülkelerden bir daha Türkiye’ye dönmedikleri belirtiliyordu.

Kamuoyunun tartıştığı ve toplumun büyük bir bölümünün yakından ilgilendiği bu konuda İçişleri Bakanlığı hemen mülkiye müfettişleri görevlendirerek, iddialarda yer verilen belediyeler hakkında inceleme başlatıyor, varsa sorumlular hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun amir hükümleri doğrultusunda gereğinin yapılması talimatını veriyordu. İnsan kaçakçılığına aracılık ettiği iddiası ile ülkemizin değişik bölgelerinde bulunan toplam 29 belediye ile ilgili inceleme ve soruşturmalar, halen mülkiye müfettişleri tarafından titizlikle sürdürülmektedir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, bu inceleme ve soruşturmaların akabinde Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı Makamı tarafından, yasadışı eyleme aracılık eden, yürürlükteki mevzuata uygun olmayan usul ve yöntemlerle usulsüz olarak gri pasaport temin eden, kişileri yurtdışına muvazaalı bir şekilde çıkarak, yasadışı bu girişimlerden menfaat temin ettiği tespit olunan tüm sorumlular hakkında idari ve adli işlemler tereddütsüz yerine getirilecek ve bu konuda sorumluluğu bulunan bu usulsüzlüğe öncülük eden başta ilgili belediyeler ile dernekler olmak üzere, bu kirli organizasyonun içinde yer alanların tümü hakkında cezai işlem tesis edilecektir.

Esasen, bu tür haberlerin medyada gündem oluşturması ve İçişleri Bakanlığınca iddialarda yer verilen belediyeler hakkında inceleme ve soruşturma başlatılmasının akabinde de belediyelerin öncülüğünde bu tür olumsuzlukların önüne geçilebilmesi bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 21.04.2021 tarihli ve 2021/6 sayılı genelge yayınlanarak, belediyelerin öncülüğünde yurtdışına çıkışlar daha belirgin kurallara bağlanmıştır. Söz konusu bu genelgede, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Yurtdışı ilişkiler” başlıklı 74 üncü maddesinde, “Belediye, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir. Belediye bu teşekkül, organizasyon ve yabancı mahallî idarelerle ortak faaliyet ve hizmet projeleri gerçekleştirebilir veya kardeş kent ilişkisi kurabilir.

Birinci ve ikinci fıkra gereğince yapılacak faaliyetlerin, dış politikaya ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak yürütülmesi ve önceden Çevre ve Şehircilik Bakanlığının izninin alınması zorunludur. “hükmüne ve “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir. “ hükmüne yer verildiği, aynı Kanun’un “Belediyenin giderleri “ başlıklı 60 inci maddesinde ise “Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderlerini” belediyelerin gider kalemleri arasında sayarak bu çerçevede harcama yapılabileceği hüküm altına alındığı belirtilerek, bu kapsamda, belediyelerin yurt içinde veya yurt dışındaki şahıs, şirket, vakıf, dernek ve benzerleri ile yürütecekleri ortak faaliyet veya hizmet projeleri kapsamında yurt dışında düzenleyecekleri her türlü faaliyete ilişkin izin verme iş ve işlemlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütüleceği, Bu bakımdan belediyelerin öncelikle;
a-Yurt içinde veya yurt dışındaki şahıs, şirket, vakıf, demek ve benzerleri ile yürütecekleri ortak faaliyet veya hizmet projelerine ilişkin imzalanmış protokol metinlerini,
b-Kanun’un 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen mahallin en büyük mülki idare amirinden alınan izin yazısını,
c-Yurt dışında yapılacak faaliyete ilişkin faaliyete katılacakların bilgilerinin de yer aldığı meclis kararını,
d-Yurt dışında yapılacak faaliyetin konusunu, süresini, taraflarını, hedefini, amacını, sağlayacağı muhtemel yararları ve maliyetini içerecek bilgi notunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına göndermeleri gerektiği vurgulanmıştır.

Bununla beraber, aynı genelgede, belediyelerin kendi bütçelerinden asli görev ve hizmet konuları dışında harcama yapılamayacağından, görev ve hizmetle ilişkisi olmayan konular için kesinlikle yurt dışı görevlendirmesinin yapılmayacağı, yapılacak görevlendirmelerin; 30.06.2021 gün ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2921/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilen tasarruf ilkelerine uygun olarak, asgari sayıda personel ve asgari süreler için yapılacağı, yurtdışı görevlendirmeleri için mutlaka belediye meclisinden karar alınacağı, toplantı, kongre, seminer, panel vb. organizasyonlar ile kardeş şehir ilişkileri nedeniyle yapılacak görevlendirmelerde de organizasyonu düzenleyen kuruluş (belediye, belediye birliği veya uluslararası kuruluş vb.) veya resmi makamlar tarafından yapılmış davet yazılarının aranacağı, yurt dışı görevlendirmeler ve temaslar hakkında belediye meclisine ilk toplantısında bilgi verileceği, yurtdışında görevlendirilen personele 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah (yol+yevmiye) giderleri dışında herhangi bir ödeme yapılmayacağı hususları hatırlatılarak, belediyelerin Belediye Başkanı ve meclis üyeleri gibi seçilmiş üyelerinin yanında atanmış personeli ile diğer belediye personelinin yurt dışı görevlendirilmelerinde uyulması gerekli olan hususlara dikkat çekilmiştir.

Gerçekte, hangi yöntemle olursa olsun, yasa dışı insan kaçakçılığını önlemenin en etkili yönü, yürürlükteki mevzuatın gözden geçirilmesi olduğu kadar, buna yol açan ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların bertaraf edilmesidir. Bu bakımdan devletlerin, özellikle küresel pandemi ortamının yol açtığı ekonomik sıkıntıların; bireylerde gelecek korku ve kaygısı oluşturduğunu dikkate alarak, onların aile ve yakın çevreleriyle birlikte geleceklerinden emin bir şekilde yaşayabilecekleri, toplumun güvenini kazanan politikaları etkili bir şekilde uygulamaya sokmalarıdır. Bir yandan yasadışı suç örgütleriyle mücadele edilirken, diğer yandan toplumsal dayanışma ruhu içinde bireyin gelecek korku ve kaygısı yaşamasının önüne geçecek, refahının arttırılmasına yönelik uygulamalar süratle hayata geçirilmelidir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir