
Türkiye’nin Yeni Dönem Dış Politikası ve Küresel Dengeler
İsrail’in ABD desteğiyle Gazze’de Filistinlilere uyguladığı politikalar, dünyanın dört bir yanında giderek artan tepkilere yol açıyor. Bu bağlamda Türkiye’nin stratejisi, ABD–İsrail ittifakına yönelik haklı eleştirileri dile getirirken, Rusya ve Çin halk cumhuriyeti ile yeni bir ittifak oluşturulması gereğini gündeme taşıdı.
Böylesi bir yöneliş, Türkiye’nin mevcut Batı merkezli konumlanmasını köklü şekilde değiştirebilecek nitelikte. Bu, NATO’dan çıkış seçeneğinin tartışılması; Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunun geri çekilmesi; ve hâlen sürüncemede olan F-35, F-16V ve Eurofighter savaş uçakları dosyalarının kapanarak, KAAN tamamlanıncaya kadar Rusya’dan Su-35 veya Çin’den J-10 gibi alternatiflerin gündeme gelmesi anlamına gelebilir.
Bu süreçte dikkat çekici bir gelişme de Çin’in, Rus vatandaşlarına yönelik 1 yıllık vize muafiyeti uygulamasını başlatmasıdır. 15 Eylül 2025 – 14 Eylül 2026 tarihleri arasında Rus pasaport sahipleri 30 güne kadar Çin’e vizesiz seyahat edebilecektir. Bu adım, Çin–Rusya stratejik ittifaklığının derinleştiği anlamını vermektedir.
Bu gelişmeler yaşanırken, 19 Eylül 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılan telefon görüşmesi de dikkat çekti. Görüşmede ticaret, fentanil sorunu, Rusya–Ukrayna savaşının sonlandırılması gereği ve TikTok anlaşmasının onaylanması gibi başlıklarda ilerleme sağlandığı açıklandı. Bu görüşme, Türkiye’deki “yeni ittifak” tartışmalarıyla neredeyse eş zamanlı gerçekleşerek, küresel güç dengelerinin hızla yeniden şekillendiğini gösterdi.
Trump ve Şi’nin Güney Kore’deki APEC Zirvesi’nde yeniden görüşme planı, 2026 başında Trump’ın Çin’e gitme niyeti ve Şi’nin de uygun bir zamanda Amerika’ya geleceğini açıklaması, önümüzdeki dönemde hem ABD–Çin ilişkilerinde hem de bölgesel bloklaşmalarda kritik rol oynayabilecek bir diplomatik takvim sunuyor.
Tüm bu dinamiklerin gölgesinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 21 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a gidecek. ABD Başkanı Donald Trump ile şu anda resmi bir görüşme planı bulunmasa da, Türkiye’nin yeni ittifak arayışları ve Washington’daki diplomatik temaslar bu ziyareti ayrı bir önem düzeyine taşıyor.
Sonuç olarak, İsrail–ABD politikalarının doğurduğu küresel tepki, Türkiye içindeki yeni ittifak tartışmaları, Trump–Şi görüşmesi, Çin–Rusya stratejik yakınlaşması ve Sayın Recep TAYYİP Erdoğan’ın BM ziyareti; hepsi birlikte, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin dış politika ekseninde ve küresel dengelerde ciddi değişimlerin habercisi olabilir.
Erkin SABİT ŞAVUOT
(bilgisayar yüksek mühendisi.Araştırmacı yazar)
Turan Konfederasyonu Genel Başkanı
Uygur Federasyonu Genel Başkanı.
Dünya Barış elçileri uzakdoğu direktörü.
Uluslararası basın yayın Konfederasyonu diplomasi direktörü.
Uzakdoğu ticaret yatırım finans konseyi temsilcisi
Turan Kızılelma Teşkilatı genel başkanı
Turan Devletleri Teşkilatı TDTStratejik Araştırma genel merkezi Başkanı
İletişim; 05357951111, 05369820000 turangrup1111@gmail.com
