“Karanlıktan Aydınlığa: Sana Sesleniyorum”

Ey kardeşim…
Belki bu yazıyı bir parkta, belki bir köşe
başında, belki de yorgun bir bakışla okuyorsun.
Ne yaşadığını bilmem, ama içinde bir fırtına
olduğunu hissedebiliyorum.
Derdin büyük.
Çok susmuşsun, çok biriktirmişsin belli.
Ve bir yerden sonra, susmak acıtınca… uyuşmak
istemişsin.
Ama bil ki uyuşturucu seni uyuşturmaz, seni
senden çalar.
Önce zamanını, sonra hayallerini, sonra sevdiklerini alır senden.
Bir sabah uyanırsın ve aynada gördüğün kişiyi tanıyamaz olursun.
Ve inan, o an en zorudur… Çünkü kalbin hâlâ sağdır, ama ruhun çığlık atar.
Ben sana öğüt vermeye değil, seni anlamaya geldim.
Seni “kurtaracak kahraman” değilim belki ama “elini uzatacak bir kardeş”im.
Biliyorum; bu bataktan çıkmak zor, ama imkânsız değil.
Senin içinde hâlâ savaşan bir taraf var, işte o taraf hâlâ yaşıyor.
Sana bir sır vereyim mi?
Bu dünyada en güçlü insan; karanlıktan çıkan insandır.
Yıkılsa da, yeniden kuran…
Düştüğünü kabul edip, ayağa kalkan…
Sen de yapabilirsin.
Bir adım… Sadece bir adım at.
Yardım iste.
Kendine inan.
Seni yargılamayan, sadece anlamak isteyen insanlara bir şans ver.
Unutma, geçmişin seni tanımlar ama geleceğini yazmaz.
Geçmişin karanlık olabilir ama geleceğin bembeyaz bir sayfa gibi bekliyor.
Tutunmak zor biliyorum.
Ama o kalbinin bir köşesinde hâlâ iyi bir insan olma hayali varsa, işte oradanbaşlayabiliriz.
Bir gün, bu yazıyı geçmişin olarak okuyacaksın.
“Ben buradaydım ama çıktım” diyeceksin.
Ve senin hikâyen, bir başkasına umut olacak.
Çünkü sen, bir maddeye yenilecek kadar zayıf değilsin.
Sen, kendini unutmamalısın.
Çünkü biz seni unutmadık.
— Bir kardeşin olarak…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir