Maneviyat

Son zamanlarda hızla çoğalan çeteler zaten savaş ve döğüş konulu internet oyunları ile zihinleri doldurulmuş gençleri çok küçük yaşlardan beri yavaş yavaş zehirleyerek sonunda bu oyunları gerçek hayatta yaşama hevesine kapılan acımasız oyuncalara çevirdiler.
İlk başlarda ailelerin ciddiye almadığı çocuğu oyalasın diye izin verdikleri, içeriğinde sadece rakiplerini öldürmek, çeşitli silahlarla savaşmak olan bu internet oyunları bilgisayarı kapatınca bitiyor gibi gözükse de her şeyi hafızalarına işleyen genç beyinleri yıllardır zehirliyor. Batının sadece para kazanma odaklı kapital sistemi hiçbir şeyi günü birlik düşünmez. Günü kurtarma düşüncesi; kolaya kaçma zihniyeti, köşe dönücü, çabuk para kazanmaya çalışmadan zengin olmaya hevesli toplumlarda vardır. Kapitalist sistem gelir getirecek ekonomik olguyu yıllar sonrasına göre planlar; bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz birçok ürün günümüzde satış raflarında. İnternetteki gençleri saatlerce ekran başına bağlayan bu zehirli oyunlar gençleri sanal dünyadan çıkarıp gerçek hayatta uygulamaya ve gerçek yaşamda kimlik kazanmaya itiyor. Oyunlarda sayısız kez oyuncu ölebilir fakat gerçek yaşamda sadece bir defa ölebilirsiniz.
Oyunda kapatıldığınız zindandan kaçabilirsiniz ama gerçekte nerdeyse imkânsız. Ekonomik zorluklar içinde yaşayan gençler, internetin var olmayan gerçekler dünyasını, yaşadığı hayatta bulmaya çalıyor, sonun da ne yazık ki tamamen hüsranla karşılaşıyor. Çareyi varlığını tehlikeye atacak geri dönüşü olmayan bir çıkmazda arayan gençlerin sığındığı çeteler onların sırtını sıvazlayıp ateş çemberine atıyorlar. İnternet oyunları ile zihni zehirlenmiş gençler bir gün için de olsa kendilerini kahraman yapacak ama aynı zamanda felaketleri olacak bir oyunun içinde buluyor. Çıkmak istediklerinde oyun kurucu bu sefer hayatlarını elinden alıyor. Bütün sebepleri ekonomiye bağlamak biraz yanlış olur, aslında bu gençlerin büyük çoğu ya çok baskıcı ya da çok kopuk aile bağları içinde maneviyat ortamından uzak büyüyorlar. Maneviyat bir insan için ağacın kökleri gibi hayati önem taşır. İnsanoğlu zor zamanında kimseyi çevresinde bulamadığı zaman Allaha sığınır. Sığınma duygusunu bilmeyen nasıl sığınacağını bilmeyen nasıl yapsın bunu? İnsana daha küçük yaşlarda öğretilmemişse, işlenmemişse, insan yolunu çok kolay kaybeder. Okullarda din dersi hem seçmeli ders olup hem de dua ezberletirken tam anlam ve mealini anlatmalıyız din dersi inanç ve manevi hislerden uzak akılda sadece ders olarak ezber şablon gibi kalmamalı.
Dünyada insana en çok değer veren hayata hazırlayan dinimiz olan İslam dinidir. Dinimizi gençlere öğretirken sadece suç ve ceza kavramları üzerine kurmaya kalkarsak gençleri sevgiyi, şefkati, iyiliği, affı, çalışmayı öğütleyen büyük İslam felsefesinden uzaklaştırırız. Gelecekte gençlerimizi Amerikan film özentili, çete konulu yaşam modelinden uzak tutmak istiyorsak daha ilk okul seviyesinde din dersini zorunlu İslam felsefesi dersine çevirmeliyiz. Bu ders zorunlu olmalı ve çok değerli asırlarca büyük bilim insanları çıkarmış İslam dininin temellerini, anlayışını, uygulamasını öğretecek İslam felsefesi dersi olarak müfredata koymalıyız. İslam felsefesini ilk okul çağlarından itibaren öğrenen çocuk büyüdükçe bu derin felsefenin aslında nasıl bir insan için hayat ağacına dönüştüğünü anlayacaktır. Bu ağacın kökleri bir gün zorda kaldığında genci içine düştüğü girdaptan çekip çıkaracak maneviyat gücünü sağlayacaktır. İslam dininin manevi şifa gücü tüm ruhları iyileştirmeye yetecek en büyük ilaçtır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir