KISAS: ÖLDÜREN ÖLDÜRÜLÜR

KISAS: ÖLDÜREN ÖLDÜRÜLÜR
Prof. Dr. Hadi SAĞLAM – İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı

Kısas, ilk bakışta cezalandırma esasına dayalı sert bir hüküm gibi görünse de özünde hayatı koruyan, adaleti ölçüyle sınırlandıran ve toplumsal düzeni güvence altına alan ilahî bir denge mekanizmasıdır. İslam hukukunda canın korunması en temel ilkedir ve kısas, bu ilkenin en güçlü teminatlarından biridir. Bireysel intikamı ortadan kaldırarak hukuku kurumsallaştırır; aynı zamanda af ve diyet gibi seçeneklerle merhameti sistemin içine yerleştirir.

1. KISASIN İLAHİ TEMELLERİ
Toplumların adalet anlayışı, suç ve ceza arasındaki dengeyi nasıl kurduklarıyla doğrudan ilişkilidir. İslam hukukunda bu dengeyi sağlayan en temel ilkelerden biri kısastır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu hüküm açık bir şekilde şu ifadeyle ortaya konulmuştur:

“يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى”
(Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı.) (Bakara 2/178)

Bu ayet, kısasın sadece bir ceza yöntemi değil, aynı zamanda ilâhî bir yükümlülük olduğunu göstermektedir. Buradaki temel amaç, bireysel intikamı ortadan kaldırarak adaletin kurumsal bir yapı içinde gerçekleşmesini sağlamaktır. Ayrıca kısasın uygulanması bireylere bırakılmamış, kamu otoritesinin yetkisine verilmiştir. Bu durum, hukukun şahsî intikam aracı hâline gelmesini engelleyerek adaletin objektifliğini teminat altına alır.

2. “HAYAT” PARADOKSU: KISASIN HİKMETİ
Kısasın en dikkat çekici yönü, hemen ardından gelen ayette ifade edilen derin hikmettir:

“وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيَاةٌ يَا أُولِي الْأَلْبَابِ”
(Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri!) (Bakara 2/179)

İlk bakışta sert bir hüküm gibi görünen kısas, aslında hayatı koruyan bir mekanizmadır. Çünkü suç ile ceza arasındaki kesinlik ve denklik, güçlü bir caydırıcılık oluşturur; bu da toplumda güvenliği temin eder ve keyfî intikamların önüne geçer. Böylece kısas, cezalandırma yoluyla değil, suçun önlenmesi yoluyla hayatı muhafaza eder.

3. DENK CEZA VE ADALETİN SINIRI
Kısasın temelini oluşturan en önemli prensip, denk ceza (müsavat) ilkesidir. “Öldüren öldürülür” ifadesi bu prensibin özlü bir ifadesidir. Bu ilke, klasik fıkıh literatüründe “mukabele bi’l-misl” prensibi olarak temellendirilmiş ve suç ile ceza arasındaki dengenin korunması adaletin vazgeçilmez şartı kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım:

Cezanın suçtan fazla olmamasını,

Aşırılığın engellenmesini,

Adaletin ölçü ile sınırlandırılmasını

zorunlu kılar. Böylece tarih boyunca görülen ölçüsüz intikam zincirleri kırılarak hukuk, bireysel öfkenin aracı olmaktan çıkarılır.

4. MERHAMET BOYUTU: AF VE DİYET
İslam hukuku, kısası tek seçenek olarak sunmaz. Aynı ayet bağlamında:

Af,

Diyet (tazminat)

gibi alternatifler de meşru kabul edilmiştir. Bu durum, kısasın yalnızca cezalandırma değil; aynı zamanda toplumsal barışı ve uzlaşmayı gözeten bir sistem olduğunu açıkça ortaya koyar. Nitekim affın teşvik edilmesi, hukukun sadece düzen kuran değil aynı zamanda insanı ahlaken yücelten bir fonksiyon icra ettiğini göstermektedir. Affetmek, bu yönüyle hukukun ötesinde ahlaki bir fazilet olarak öne çıkar.

5. MODERN HUKUKLA KESİŞİM NOKTASI
Modern hukuk sistemlerinde de orantılılık ve caydırıcılık ilkeleri temel prensipler arasında yer almaktadır. Bu yönüyle kısas:

Cezanın ölçülü olması,

Suçun karşılıksız kalmaması,

Toplum düzeninin korunması

gibi evrensel hukuk ilkeleriyle örtüşmektedir. Günümüzde ceza hukukunda tartışılan “cezanın amacı” (ıslah mı, caydırıcılık mı?) açısından bakıldığında kısas, bu iki amacı birlikte gerçekleştiren bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.

SONUÇ
Kısas, ne sadece sert bir ceza anlayışıdır ne de sınırsız bir merhamet yaklaşımıdır. O, adalet ile merhamet arasında kurulmuş dengeli bir hukuk sistemidir. “Öldüren öldürülür” ifadesi bu sistemin görünen yüzü; arka planı ise hayatı koruyan, suçu önleyen ve toplumsal düzeni teminat altına alan derin bir hikmettir.

Bu yönüyle kısas, yalnızca bir ceza normu değil; aynı zamanda insan hayatını merkeze alan, adaleti ölçüyle tahkim eden ve toplumsal barışı sürdürülebilir kılan ilahî bir hukuk vizyonudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir