BAĞIRARAK GELEN TEHLİKE !!!……

BAĞIRARAK GELEN TEHLİKE !!!……

Bu bir sürpriz değil. Bu bir “nasıl oldu?” meselesi hiç değil. Bu, yıllardır bağıra bağıra gelen bir felaketin ta kendisi.

Okullarda yaşanan şiddet, cinayetler, yarın yaşanacak olanların habercisi. Çünkü biz bunu izledik, gördük, sustuk… Hatta çoğu zaman alkışladık.

Gençlerin zihnine ne doldurduk?
Zenginlik şatafatıyla süslenmiş diziler…
Havuzlu villalar, sahte hayatlar…
Yasak ilişkiler, yozlaşmış karakterler…
Okul adı altında pazarlanan ahlaksızlıklar…
Kavgalar, hesaplaşmalar, mafya özentisi hikâyeler…

Ve bunların tam ortasında, yönünü arayan bir gençlik.

Sosyal medya desen kontrolsüz.
Silahlı oyunlar desen sınırsız.
Uyuşturucuya ulaşım kolay.
Silah edinmek neredeyse sıradan.

Sonra soruyoruz: “Nerede hata yaptık?”

Hata ortada. Görmemek tercih edildi.

Eğitim sadece matematik, fizik, tarih değildir.
Eğitim; karakterdir, vicdandır, sınırdır.
Ve bugün o eğitim, sınıfın içinde değil; ekranın içinde veriliyor.

Peki o ekranları kim denetliyor?

Aile mi?
Toplum mu?
Yoksa bunun için yetki verdiğimiz yöneticiler mi?

Cevap yok. Çünkü sorumluluk alınmıyor.

Artık yeter.

“Bir olay daha olursa bakarız” devri bitmiştir.
“Çalışma yapılıyor” cümleleri tükenmiştir.

Bu saatten sonra tek bir gerçek var:
Derhal ve tavizsiz önlem.

İçerik denetimi, sosyal medya düzenlemesi, gençliği zehirleyen yayınlara açık sınır konulması…
Silah erişiminin ciddi şekilde kısıtlanması…
Okullarda sadece akademik değil, ahlaki ve psikolojik eğitimin zorunlu hale getirilmesi…Bunlar seçenek değil, zorunluluktur.

Çünkü mesele artık istatistik değil.
Mesele çocuklarımız. Ve kimse kusura bakmasın…
Bu gidişatın hesabı sorulacaktır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir