GÖNÜL KA’BESİ VE PİŞMANLIK DUYGUSU

Kalp; bedene hayat veren kan damarlarının enerji kaynağıdır.
Bedenin sağlıklı veya hasta olması; kalbin sağlıklı veya hasta olmasıyla ilgilidir.
Sağlam kalp, hem kendisinin, hem de bedenin sağlıklı yaşamasını sağlar. Hasta kalp, kendinin de bedeninin de ölümünü hazırlar. Onun için kalbinizin sağlam ve sağlıklı olması lazımdır.
Kalp, aynı zamanda sevgi ve nefretin de oluştuğu bir mekandır..
Kalp, insanın merkezi olduğu gibi Yüce Allah’ın tecelli ettiği bir yerdir. Nazargâhı İlahi olan kalbe “ Gönül Kabesi” denilmesinin nedeni de budur işte.
Mevlana Celaleddin-i Rumi diyor ki;
“Ka’be’yi Azer oğlu Halil (İbrahim Aleyhisselam) yaptı. O yıkılırsa tamiri mümkündür. Ancak Gönül Ka’besini Allah yaptı. O bi yıkılırsa, onun tamiri mümkün değil….
Bunun için siz, gönül kırmaya değil, gönül kazanmaya çalışın.”
İslam literatüründe kalp; daha ziyade “ duygu merkezi” anlamında kullanılmıştır. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de kalp ile ilgili âyetlerden tek anlam çıkarılır. O da şudur:

Önce salim bir akıl, ardından sağlam bir iman…. İman, doğrudan doğruya kalp ile ilgilidir. Nitekim, ehl-i sünnetin iman tanımında, “kalp ile tasdik”, kesin ve tartışmasız bir yer tutar.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de bu konuda şöyle buyuruyor:
“İnsan vücudunda bir et parçası vardır ki, o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. İyi bilin ki, o et parçası, KALP’ tir.”
İnsan; hem iyilik, hem kötülük yapma temayülüne sahip bir varlıktır. İlk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Âdem, Cennette yasak meyveden yiyerek hata yapmıştır. Sonra pişman olmuş, yeryüzüne gönderilince de yıllarca gözyaşları içinde tövbe etmiş, sonuç itibariyle Allah’ın “Rahim (bağışlayan) sıfatının tecellisine mazhar olmuş ve af edilmiştir. Adem babamızın, Allah tarafından affı, bizim için bir nümune-i imtisal olmuştur. Günah işleyen bir insan, tövbe ettiği takdirde âdemiyet nesebini, aksi takdirde şeytaniyet özelliğini tescil ettirmiş olur.
Gazzali, insan için hatadan korunmuşluğun imkansız olduğunu söylerken, hatadan dönmemeyi de insanlıkla bağdaştırmaz.
Gazzali’nin bu düşüncesinin, “Her insan günah işleyebilir, günah işleyenlerin en hayırlısı tövbe edendir”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir