Nice Yüz Yıllara Türkiye Cumhuriyeti

Nice Yüz Yıllara Türkiye Cumhuriyeti
Cumhuriyetin kuruluşunun 102 yılı geride kaldığı bu günlerde ülkemizin hatta bağımsızlığımızın büyük bir sınavdan geçtiği su götürmez bir gerçek. Ülke topraklarımızın bütünlüğüne göz dikmiş bize dost gözüken düşmanlarımız en basit dille iç karışıklığı, ortamından medet umuyorlar.
İç siyasette bölünmüş düşüncelerden, ekonomik zorluklardan pay çıkarmaya çalışıyorlar. Fark etmedikleri ise zaten kendi içinde yaşadığı sorunlardan öfke patlaması yaşayan, Türkiye Cumhuriyeti toplumu bu öfkeyi yönlendireceği bir yabancı bir toplumun pek gözünün yaşına bakmaz halde.
O nedenle özellikle İsrail devletinin kurduğu hayal dünyasından ani bir kabusa uyanması kaçınılmaz olur. Orta doğuda egemenlik kurmaya çalışmak için sığındığı demokrasiden ticari otokrasiye geçmiş olan Amerikan yönetimin kendisine arka çıkması, her yaptığına göz yumması, bu tiyatronun böyle devam edeceğinin garantisi değil
Amerikan başkanın medeni dünyanın değerleri ile radyo kanalı arar gibi oynaması hem dünya devletlerinin yönetimleri açısından hem de Amerikan toplumun bozulan sosyo-ekonomisi açısından artık kabak tadı verdiği bir ortama doğru sürüklenmekte.
Dengesiz politikalar sonucu binlerce insanın canına mal olacak politikalar Orta doğu devletlerinde yaşayan insanların emrivaki uygulamaları her zaman kabul edeceği anlamına gelmez. Bu toplumları çok iyi tanıdığını sanan eski anlayış politikaları artık gerçekten eskidi.
Dünya artık haritalarla sınırlı değil, yeni sınırları cep telefonları çiziyor. Haberleşme ağları dakikalar içinde toplumları organize edebiliyor. Dikenli teller, sayısız silahlar, kurulu düzenin koruyucuları değil. Düzenin koruyucusu insanların özgür vicdanları, bu özgürlük anlayışı yeni nesil kuşaklarda herhangi bir baskıyı kabullenmek zorunda oldukları anlayışının çok ötesine taşıyor.
Türk toplumu her zaman kendi içinde sorunlar yaşar ta ki yabancı biri harici müdahaleye kalkana kadar. Bizi çok iyi tanıdığını sanan yabancı devletler, şunu asla unutmasınlar, bu bölgenin yani Balkanların ve Orta doğunun barışı sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü barışçıl varlığı sayesinde sağlanır.
Kısaca bir varsak, güçlü ve huzurluysak çevremizdeki her devlet geceleri huzurla uyur. Bizim uykumuzu kaçıran kim olursa olsun gecenin sabahında bir kabusa uyanır. Biz toparlanırız bunu yaşanan tarih boyunca ispat ettik, lakin diğerlerin bir daha toplanması asırlar sürer.
O nedenle, Türkiye Cumhuriyeti daha nice yılları kutlarken, ayak oyunları ile yıkmaya kastedenlerin akıllarındaki kötülüklere bir ömür biçmeleri ya da vaz geçmeleri gerekir. Ola ki gün gelir yıkmaya çalıştıkları bu ülkeden medet umar hale gelirler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir