TÜRKİYE’DE YAŞLI NÜFUS

TÜRKİYE’DE YAŞLI NÜFUS

Prof. Dr. Ali ALAŞ

alasali@hotmail.com

Bir ülkede yaşlanmanın göstergesi, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0’ını geçmesi olarak ifade edilmektedir. Ortanca yaş, nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biridir. Ülkemizde ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 olmuştur.

Yapılan hesaplamalara göre; 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edilmiştir. Bir başka ifade ile Dünya nüfusunun %10,4’ü yaşlı bireylerden oluşmaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfus oranı %11,1 olarak hesaplanmıştır. Yaşlı nüfus oranı; Japonya’da %30, İtalya’da %25,1 ve Yunanistan’da %24,4 olarak tespit edilmiştir. Yaşlı nüfus bakımından Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer almıştır.

2025 yılında, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, %21,7 ile Sinop, en düşük olduğu il ise %4,7 ile Hakkari olarak belirlenmiştir.  Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4’ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9’unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43’ünün en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği belirlenmiştir.

TÜİK 2024 yılı verilerine göre yaşlı nüfusun; %11,6’sının okuma yazma bilmediği, %12’sinin okuma yazma bildiği fakat bir okul bitirmediği, %46,7’sinin ilkokul mezunu olduğu, %10,4’ünün ortaokul ve dengi okul mezunu olduğu, %10,4’ünün de lise ve dengi okul mezunu olduğu ve %9’unun da yükseköğretim mezunu olduğu belirlenmiştir. TÜİK’in hane halkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2’ye yükselmiştir.

TÜİK verilerine göre, 2025 yılında yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 olduğu belirlenmiştir. Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında %13,1 olarak tespit edilmiştir.

TÜİK tarafından yapılan ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların %39,9’u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiği kayıtlara geçmiştir. Bu hastalığı ikinci sırada %17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada %14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip ettiği görülmüştür. Daha detaylı bilgi edinmek için kaynak olarak verilen linki inceleyebilirsiniz (https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58231).

İnsan ömrünün bir nevi sonbaharı olan ihtiyarlık, gençlik gecesinin uykusunun sabahı olarak da tanımlanmaktadır. Yaşlılık, insanın sevdiklerinden ayrılık zamanının yaklaştığı bir zaman dilimidir. Bu bağlamda; ihtiyarlık yaşına ulaşan her insan, bir nefis muhasebesi yaparak hataları/sevapları, yanlışları/doğruları ile yüzleşmesi gerekir. İnsanoğlu ihtiyarlık vaktinde, günden güne güç ve kuvveti azaldığı için adeta bir çocuk gibi bakıma muhtaç kalmaktadır. Hanemizin bereket vesilesi olan ihtiyarlara hürmet etmek ve onlara şefkatle muamele etmenin önemini Peygamber efendimiz bir hadîs-i şerifinde “Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belalar sel gibi üzerinize dökülecekti.” şeklinde ifade ederek vurgulamıştır.

Her yıl 18-24 Mart, Ulusal Yaşlılar Haftası olarak kutlanmaktadır. Hayat tecrübeleri ile bize yol gösteren, birikimleri ve değerleri ile toplumumuza yön veren büyüklerimize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir