YARIN GEÇ OLMADAN

YARIN GEÇ OLMADAN

Modern teknolojiler günümüzde insanlara rahat ve sedanter bir hayat tarzı sunarak daha az fiziksel aktivite ve daha az emek harcayarak yaşamanın kapılarını sonuna kadar aralamıştır. Mesela, özel araç kullanımı, fiziksel aktiviteye dayalı ulaşım (yürüme, bisiklete binme gibi) alışkanlıklarımızı değiştirmiştir. Diğer taraftan, TV, akıllı telefon, tablet, bilgisayar, internet, sosyal medya araçları ve diğer elektronik eğlence araçlarının yaygınlaşması, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun bütün kesimlerinde fiziksel aktiviteden yoksun, hareketsiz bir yaşam tarzını daha cazip hale getirmiştir. Diğer taraftan, yaşlı kesimin de bu cazibeye ayak uydurduğu istatistiksel veriler ile ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalara göre, ülkemzide internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2’ye yükselmiştir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şişmanlık görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 verilerine göre, her 8 kişiden biri obezdir. Fazla kilolu olan 18 yaş ve üzeri yetişkin bireylerin sayısı 2,5 milyardan fazladır ve bunların 890 milyonu obezdir. Yaşları 5-19 arasında olan çocuk ve adolesanlardan 390 milyonu fazla kiloludur ve bunların 160 milyonu obez olarak yaşamaktadır. Beş yaş altındaki çocukların % 37’si fazla kiloludur. Sağlıklı vücut ağırlığının yönetimi ve sürdürülebilir bir şekilde korunması önemlidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivite önerilerine riayet edildiği takdirde hem obezite hem de obezite sonucu ortaya çıkabilen yüksek kan basıncı, kolesterol düzeyinde artış, kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet, uyku apnesi vb. bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar önlenebilir.

Fiziksel aktivite yoksunluğu ve hareketsizlik; hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalık, KOAH gibi kronik hastalıkları olanlarda ve bilhassa da Beden Kütle İndeksi (BKİ) değerleri 30’dan yüksek seyreden obez kişilerde ölüm riskini artırmaktadır. Bilimsel araştırmalar, düzenli olarak yapılan fiziksel aktivitenin hem erkeklerde hem de kadınlarda tip 2 diyabet riskini azalttığını göstermiştir. Diğer taraftan, obezite ve bozulmuş glukoz toleransı ileri düzeyde riskli olan bireylerin, tempolu egzersizler yaparak tip 2 diyabet riskini azaltabilecekleri gösterilmiştir.

Düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite ile akciğer kapasitesi artırılıp, oksijen alımı kolaylaştırılarak kronik kalp hastalıkları hafifletilmektedir. Fiziksel aktivite yapan kadınlarda kardiyovasküler hastalık riskinin %30-40 oranında azaltıldığı belirlenmiştir. Haftada 150 dakika hızlı koşu/yürüyüş veya yüzme gibi aktiviteler ile hem yüksek tansiyonun ve tip 2  diyabetin azaltılması sağlanır hem de lipid profili iyileştirilerek kardiyovasküler hastalık riski azaltılır. Diğer taraftan, kemik sağlığı ve kas gücünün muhafaza edilmesine de önemli katkılar sağlayabilir.

Meyl-ür rahat yani rahatına düşkün olmak, günümüz insanının farkında olmadığı, insanı sefalet ve atalet zindanlarına atan en önemli problemdir. Oysa, meşakkatte büyük rahat vardır. Fıtratı itibariyle coşkulu ve heyecanlı (müteheyyiç) olarak yaratılan insanoğlu, istikamet üzere çalışıp mücadele ettiği oranda hem dünyada hem de ukbâda rahata kavuşur. Cenab-ı Allah bize; “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır (Necm Sûresi, 53:39)” buyurmuştur. Bu ayet meali, hem başarılı olmanın anahtarı hem de rahat etmenin şifresi gibidir.

O halde, yarın geç olmadan ve geri dönüşü olmayan bir yola girmeden meyl-ür rahat olmaktan vaz geçelim.

Bu vesile ile yaklaşan Kurban Bayramınızı kutlar, selam ve sevgilerimi sunarım.

One thought on “YARIN GEÇ OLMADAN

  1. Sayın Hocam, ‘Yarın Geç Olmadan’ başlıklı yazınızda teknolojinin getirdiği hareketsiz yaşamın doğurduğu tehlikelere çok doğru ve felsefi bir açıdan yaklaşmışsınız. Bir bilişim teknolojileri öğretmeni olarak ben de öğrencilerime ekran karşısındaki zamanlarını sadece tüketim için değil, dijital okuryazarlık ve fiziksel sağlıklarını destekleyecek şekilde dengelemelerini anlatıyorum. Yazınızdaki ‘meyl-ür rahat’ uyarısı, sürekli gelişen bilişim sektöründe de en büyük mücadele alanımız olan öğrenme ve çaba gösterme gerekliliği ile birebir örtüşmektedir. Sağlıklı bir gelecek için teknolojiyi doğru yönetmenin ve hareket etmenin önemini hatırlattığınız için teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir