Nedensellik ve Mekanizma Üzerine; “Neden” sorusu “Nasıl” cevaplanır?
Bir çocuk etrafındakileri, dünyayı keşfederken sürekli bir soru sorar; Neden?
Neden yağmur yağar?
Neden yapraklar sararır?
Neden gece karanlıktır?
Çocuklar bu soruları devamlı tekrarlamaktadır. Hepimiz bu aşamadan geçeriz; ‘neden’ sorusunu sorarken aslında sadece bilgi arayışı güdüsü değil, güven duygusu da arka planda çalışmaktadır. Dünya karmaşıktır; nedenler bularak karmaşıklık karşısında düzen kurmaya çalışırız, bulduğumuzda ise güvende hissedip rahatlarız.
Bilimde de durum çok benzer bir şekilde işler. Olayların neden olduğunu anlamaya dayalı düşünceler üretilir, fakat bilim ‘neden’ sorusunu gündelik anlamda olduğu gibi amaç ve/veya niyet üzerinden değil, bir yapı, süreç, mekanizma ve ilişkiler üzerinden açıklamalar yapar.
Gündelik hayatta karıştırılan noktalardan biri şudur:
Bir şeyi tanımlamak onu açıklamak değildir.
“Gökyüzü mavidir” tümcesi bir tanımlamadır. “Gökyüzünün mavi görünmesinin sebebi Rayleigh saçılmasıdır. Kısa dalga boyları daha fazla saçılır” tümcesi ise bir açıklamadır. Tanımlama bilgi verirken, açıklama ise bilgiye bağlantı ekler. Tanımlama fotoğrafa benzetilecek olursa açıklama fotoğrafın perde arkasıdır diyebiliriz. Eğer elinizde düzgün bir tanım yoksa sağlam bir açıklama inşa etmek zordur.
Bilim tek bir ‘neden’ türüyle çalışmamaktadır. Aşağıdaki tablodaki örnekleri inceleyecek olursak bilimin bağlama göre farklı açıklama yöntemlerini kullandığını görebiliriz.
| ‘Neden?’ soru tipi | Açıklama yöntemi | Örnekler |
| Nedensellik (A → B) | Bir olay/şey başka bir olayı/şeyi tetikler. | Porselen fincan düşer → kırılır. |
| Mekanik | Süreçlerin adım adım işleyişi aktarılır. | Suyun buharlaşması → moleküllerin kinetik enerjisinin artması sonucu sıvı halden gaz fazına geçmesidir. |
| Tarihi | Bir olayın/şeyin şu anda neden böyle olduğunu geçmişe bakarak açıklar. | Balinalar atalarından dolayı akciğerlidir. |
| İstatistiki | Bir olay/şeyin belli olasılıkla ortaya çıkma ihtimalini söyler. | Yarın yağmur ihtimali %70’tir. (Benzeri koşullar bir araya geldiğinde geçmişte %70 oranında yağmur yağışı kaydedilmiştir. Bu koşullar yağışı istatistiki olarak açıklar). |
Konuyu daha da derinleştirecek olursak;
“Bir elmayı bıraktığımızda neden düşer?” Bu soru tarihimizin en temel sorularından biridir. Newton bu soruya “kütle çekimi” yasası ile cevap vermiştir. Kütle çekiminin nasıl işlediğini anlatmıştır, fakat dikkatimizi çeken durum ise “neden kütle çekimi var?” sorusuna cevap verememiş olmasıdır. “Kütle çekimi yasası” doğanın matematiksel düzenini tarif etmektedir ama biliyoruz ki bu nihai neden değildir. Bilimsel bilgide birçok açıklama bu türdedir, işleyişi açıklamada mükemmeldir fakat nihai neden arayışında felsefe ile kesişmektedir.
“Zürafaların boynu neden uzundur?” sorusuna “Yüksek dallara ulaşmak için” cevabı verildiğinde amaç belirtmiş oluruz. Bu tür cevaplar “teleoloji” olarak belirtilmiştir. Tarihte insanlar doğaya ve doğal olaylara amaç atfetmişlerdir. Kuşlar uçabilsin diye kanatlara sahip, ağaç meyve vermek için var sanılmıştır. Fakat tarihsel/evrimsel düşünceye göre amaç yoktur, sadece seçilim tarafından korunmuş sonuçlar vardır. Yani zürafaların uzun boyunları çok uzun süren bir seçilim sürecinde uzun boyunluların daha fazla üreyerek diğerlerini baskılaması sonucu ortaya çıkmıştır görüşü bu düşünceye bir örnektir.
Diğer bir yaklaşım olan mekanizma ise, bir olayın adım adım nasıl gerçekleştiğini gösteren bir açıklama yöntemidir. Örneğin “Kas nasıl kasılır?” sorusu sorulduğunda işleyiş şu şekilde açıklanmaktadır; sinir hücresi elektriksel uyarı üretir → uyarı kas hücresine iletilir → Kalsiyum iyonları serbest hale gelir → aktin ve miyozin filamentleri etkileşir → lif kısalır. Görüldüğü üzere burada amaç ya da niyet yoktur, salt işleyiş vardır. Modern bilim genelde “Bu nasıl oluyor? Sorusuna mekanistik yaklaşımla cevaplar üretmektedir. Yani ‘neden’ sorusunun cevanı burada mekanizmadır.
Bilim gözlemin yanıltıcı etkisini en aza indirmek ve denge sağlayabilmek için istatistik kullanmaktadır. “Bir davranışın/olayın ardından başka bir davranışın/olayın olması ilkinin ikincisinin nedeni olması olasılığını taşımasına rağmen sadece denk gelmiş de olabilirler. Bu sebeple tekrarlı gözlemler ile istatistiki veriler incelenmektedir.
Bilimsel açıklamalar doğanın işleyişini anlaşılır kılmaktadır. Bilim bize “bir şeyin nasıl gerçekleştiğini”, “hangi koşullar altında değiştiğini”, “hangi süreçlerin rol oynadığını” göstermektedir.
Özeteleyecek olursam; değer, amaç, anlam gibi kavramlar insanın kültürel, düşünsel ve duygusal alanında üretilmektedir. Bilim doğanın kapısını aralar içeri girmek ve nelerle dolduracağımıza biz karar veririz.
Dr. Ömer Can Ünüvar
